<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	>

<channel>
	<title>Psikolojiye Dair arşivleri - Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</title>
	<atom:link href="https://osmanlipsikoteknik.com/category/psikoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://osmanlipsikoteknik.com</link>
	<description>Odaklanın</description>
	<lastBuildDate>Thu, 22 Apr 2021 07:51:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.3</generator>

<image>
	<url>https://osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/01/cropped-osmanlipsikoteknik-512-01-32x32.jpg</url>
	<title>Psikolojiye Dair arşivleri - Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</title>
	<link>https://osmanlipsikoteknik.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
<site xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">172887227</site>	<item>
		<title>ASPERGER SENDROMU</title>
		<link>https://osmanlipsikoteknik.com/asperger-sendromu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ferhat]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Feb 2020 15:49:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojiye Dair]]></category>
		<category><![CDATA[asperger]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri psikoteknik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoteknik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://osmanlipsikoteknik.com/?p=1115</guid>

					<description><![CDATA[<p>Asperger Sendromu Nedir? Asperger sendromu, halk arasında, yüksek işleyen bir otizm biçimini ifade eder. Bir zamanlar resmen diğer otizm biçimlerinden ayrı bir hastalık olarak sınıflandırılmış olmasına rağmen, Asperger’in artık Zihinsel Bozuklukların Teşhis ve İstatistik El Kitabı&#8217;nda (DSM) resmi olarak ayrı bir teşhisi yoktur. Asperger’lere atfedilen davranış, artık DSM’deki “Otizm Spektrum Bozukluğu” teşhisi kapsamındadır. Yüksek işleyen&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/asperger-sendromu/">ASPERGER SENDROMU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Asperger Sendromu Nedir?</h3>
<p>Asperger sendromu, halk arasında, yüksek işleyen bir otizm biçimini ifade eder. Bir zamanlar resmen diğer otizm biçimlerinden ayrı bir hastalık olarak sınıflandırılmış olmasına rağmen, Asperger’in artık Zihinsel Bozuklukların Teşhis ve İstatistik El Kitabı&#8217;nda (DSM) resmi olarak ayrı bir teşhisi yoktur. Asperger’lere atfedilen davranış, artık DSM’deki “Otizm Spektrum Bozukluğu” teşhisi kapsamındadır. Yüksek işleyen otizmi / Asperger&#8217;i olan insanlar genellikle sosyal becerilerden yoksundur ve bazen motor düzenleme ile ilgili problemler yaşarlar. Ancak, onların dil ve bilişsel becerileri büyük ölçüde sağlamdır. Farklı derecelerde, başkalarının bakış açılarını ve duygularını anlama becerisi de olmayabilir. Genellikle ayrıntıya yönelik bir yönelimi ve saplantılığa benzeyebilen, sistemizasyona ilgisi vardır. Bazıları, istatistikler veya tren tarifeleri gibi dar odaklı ve genellikle sosyal olmayan bir alanda olağanüstü bir işlev gösterebilir.</p>
<h3>Asperger Sendromu Belirtileri</h3>
<p>Tüm otizm spektrum bozukluklarında olduğu gibi, Asperger&#8217;li insanlar sosyal işlevsellikte zorluk çekerler ve çeşitli iletişim problemleri yaşarlar. Genellikle sözel olmayan sinyalleri anlama yeteneğinden yoksundurlar ve vücut dilini deşifre etmede yetersizdirler. Akran ilişkileri kurmakta başarısız olabilirler ve diğer çocuklar tarafından &#8220;garip&#8221; olarak görülebilirler. Başkalarının bakış açısını anlama yeteneğinden yoksun oldukları için, genellikle sosyal duyguları ifade etmez veya başkalarının mutluluğu veya sıkıntısını paylaşmazlar. Asperger&#8217;i olan insanlar genellikle en iyi rutin,ritüel ve ritüellerle çalışırlar. Sıklıkla yoğun bir ilgi alanı, bazen de saplantı noktasına kadar yoğun bir şekilde meşgul olurlar. Üstelik tam anlamıyla otizmi olanlarda olduğu gibi, parmak bükme ve hatta kendine zarar verme uygulamaları gibi tekrarlı davranışlarda bulunurlar.</p>
<h3>Asperger Sendromunun Nedenleri</h3>
<p>Genetik ve epigenetik prenatal etkiler, Asperger Sendromu da dahil olmak üzere otizm spektrumundaki bozukluklara neden olur. Daha fazla bilgi için bloğumdaki Otizmin nedenleri bölümünden bakabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://osmanlipsikoteknik.com/otizm/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">OTİZM</a></p>
<h3>Asperger Sendromunu Tedavi Etmek</h3>
<p>Asperger&#8217;in tedavileri öncelikle sosyal ve iletişim becerilerini öğretmeyi amaçlar. Sosyal beceri eğitimi, diğer çocuklarla başarılı bir şekilde etkileşime geçmek için gerekli araçlara odaklanmaktadır. Konuşma terapisi, çocukların konuşma becerisini geliştirmelerine ve ver-al gibi normal kalıpları anlamalarına yardımcı olabilir. Bilişsel davranış terapisi, çocukların duygularını yönetmelerine ve takıntılı çıkarları ve tekrarlı rutinleri engellemelerine yardımcı olmak için sıklıkla kullanılır. Duyusal entegrasyon terapileri bazı çocuklara yardımcı olabilirken, meslek ve fizik tedavi zayıf motor koordinasyonu olanlara yardımcı olabilir. Ebeveynler genellikle evde kullanmak için davranışsal teknikler konusunda eğitim ve desteğe ihtiyaç duyarlar. Asperger sendromunun altında yatan bozuklukları düzeltebilecek hiçbir ilaç yoktur, ancak Prozac gibi selektif serotonin geri alım inhibitörü (SSRI) antidepresanları, menfaatlerin kısıtlanmasının ve bozukluğu işaretleyen davranışların tekrarlanmasının iyileştirilmesine yardımcı olabilir.</p>
<h4>Neurodiversity</h4>
<p>Nöroçeşitlilik kavramı, Asperger sendromu ile düşünce ve davranıştaki diğer fonksiyonel fakat atipik varyasyonları olan insanlar arasındaki farklılıkları kucaklar, kutlar ve saygı duyar. Asperger&#8217;i olan birçok kişi, nörotipik çoğunluğa daha etkili bir şekilde baş edebilmek için sosyal becerilerini geliştirmek isterken, ciddi bir şekilde zarar görmeyen diğerleri, dünyaya alışılmadık biçimde ve şekilde değer vermektedir. Nöroçeşitlilik hareketinin bir parçası veya desteği olanlar, “normal” bir zihin türü olmadığı, bireysel zihinlerin çalışma şeklindeki değişimlerin olduğu fikrini desteklemektedir. Farklı çeşitlerdeki zihinlerin değerli yeteneklerini ve katkılarını takdir ederler, tıpkı diğer çeşitlilik çeşitlerinin değerini takdir ettikleri gibi.</p>
<h4>Asperger ve Aşırı Erkek Beyni</h4>
<p>İngiliz psikolog Simon Baron-Cohen tarafından önerilen bir teori, otizm ve Asperger sendromu olanların akıllarının &#8220;aşırı erkek beyni&#8221; veya tipik olarak &#8220;erkek&#8221; beyninin abartılı bir versiyonunu temsil ettiğini söylemektedir. Araştırmacılar, erken gelişim sırasında vücudu erilleştiren hormonların aynı zamanda beyin üzerinde de etkide bulunduğunu, davranış kalıplarını etkilediğini uzun zamandır biliyorlardı. Erkekler genellikle sistemizasyonda daha verimli ve kadınlara göre daha az empati kurma yeteneğine sahipken, otizm spektrumunda hem erkekler hem de kadınlar sistemleşmeye karşı aşırı bir eğilim göstermektedir. Görsel-uzamsal manipülasyon ve kurala bağlı düşüncede mükemmeldirler ama empati ve zihin okumalarında eksiklikler gösterirler. Bu nedenle Baron-Cohen otizmi &#8220;zihin körlüğü&#8221; olarak niteledi.</p>
<div id="attachment_1117" style="width: 666px" class="wp-caption alignnone"><img aria-describedby="caption-attachment-1117" class="size-full wp-image-1117" src="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/asperger_sendromu_nedir_h2108_ecdce.jpg?resize=656%2C350&#038;ssl=1" alt="osmanli psikoteknik merkezi" width="656" height="350" srcset="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/asperger_sendromu_nedir_h2108_ecdce.jpg?w=656&amp;ssl=1 656w, https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/asperger_sendromu_nedir_h2108_ecdce.jpg?resize=300%2C160&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 656px) 100vw, 656px" data-recalc-dims="1" /><p id="caption-attachment-1117" class="wp-caption-text">asperger ile yaşamak</p></div>
<h4>Asperger İle Yaşamak</h4>
<p>Otizm spektrumundaki yetişkinlerin çok çeşitli deneyimleri var. Yine de, daha yüksek şeklini yaşayanlar, özellikle de ilişkiler, eğitim, iş ve barınma gibi bazı ortak zorluklarla karşı karşıya kalacaktır. Otizmi olan insanlar göz teması kurmak, konuşmayı sürdürmek ve arkadaşlıkların ve romantik ilişkilerin oluşumunu engelleyebilecek sosyal enerjiyi toplamak için mücadele edebilirler. Ayrıca, otizmli bazılarının parlak ışıklara, yüksek seslere ve belirli dokulara karşı oldukça hassas olmalarını sağlayan duyusal entegrasyon problemleri olduğundan fiziksel çevrede gezinmeyi zor bulabilirler. Bu tür zorluklar, otizmli yetişkinlerin akademik ve profesyonel yörüngelerini etkileyebilir &#8211; bununla ilgili olarak çalışmanın birçok yolu vardır. Örneğin, otizmi olan bir öğrenci, sinirsel eğitim programı olan bir üniversiteyi seçebilir veya kendi ilgi alanlarına uygun topluluklar arayabilir. Bazı kuruluşlar, işlerini güvenceye alma konusunda otizmi olan insanları desteklemektedir ve bazı şirketler kendilerine özgü beceri ve bakış açıları için otizmi olan kişileri işe almaktadır.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/asperger-sendromu/">ASPERGER SENDROMU</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1115</post-id>	</item>
		<item>
		<title>OTİZM</title>
		<link>https://osmanlipsikoteknik.com/otizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ferhat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Feb 2020 21:19:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojiye Dair]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri psikoteknik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı psikoteknik]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[psikoteknik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://osmanlipsikoteknik.com/?p=1104</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaygın gelişimsel bir bozukluk olan otizm bilgi işleme sürecini birçok şekilde etkiler.Kimse otizme neyin yol açtığını kesin olarak bilmiyor, ancak sayısız çalışma, ani ve ve erken doğuma bağlamakta. Bu durum doğrudan genetik mutasyonların veya gelişen beyindeki genlerin ekspresyonunu etkileyen faktörlerin riskini arttırıyor.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/otizm/">OTİZM</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Otizm Nedir?</strong></h3>
<p>Yaygın gelişimsel bir bozukluk olan otizm bilgi işleme sürecini birçok şekilde etkiler. Otizmi olan birçok kişi sosyal etkileşim ve iletişim, duyusal eksiklikler ve zayıf motor koordinasyonundan zorluk çekmektedir. Otizmi olan insanların genellikle sosyal etkileşimleri azalır ve tekrar eden çeşitli davranışlarda bulunurlar. Otizmin semptomları çok değişken olabildiği için, durumun Otizm Spektrum Bozukluğu olarak adlandırılan bir spektrumda olduğu söylenir. (Asperger sendromu, &#8220;gösterdiği semptomlar&#8221; bakımından otizm ile büyük benzerlikler gösterir.) Bazı otizmli kişilerin zekası düşükken, diğerleri oldukça zekidir.<span id="more-1104"></span></p>
<p>Otizm genellikle iki yaşına kadar tezahür eder. Kadınlar sıklıkla göz ardı edilmekte ve yanlış teşhis edilmekle birlikte kadınlardan çok erkekleri etkilemektedir. Tanı sıklığı son 20 yılda artmıştır. Kimse otizme neyin yol açtığını kesin olarak bilmiyor, ancak sayısız çalışma, ani ve ve erken doğuma bağlamakta. Bu durum doğrudan genetik mutasyonların veya gelişen beyindeki genlerin ekspresyonunu etkileyen faktörlerin riskini arttırıyor.</p>
<p>Bazı araştırmalar otizmin “aşırı bir erkek beynini” yansıttığını öne sürüyor, çünkü bu durumu olan insanlar sıklıkla, detaylara takılma ve sistematik hale gelme ve düşük empatik beceriler de dahil olmak üzere, ilgili bir dizi özellik taşıyor. Otizmin tedavisi yoktur, ancak bazı semptomlar yıllar içinde kolaylaşabilir.</p>
<h3><strong>Otizmin Belirtileri</strong></h3>
<p>Hastalık üç yaşından önce ortaya çıkar ve özellikle şaşırtıcı ve sinir bozucu olabilir, çünkü bazı etkilenen çocukların hastalığın başlangıcına kadar normal şekilde geliştiği görülür. Semptomların şiddeti büyük ölçüde değişmekle birlikte, sosyal etkileşim ve iletişim yeteneğinin (çoğu otistik çocuk hiç konuşmaz ve yaşam boyunca dilsiz kalır), çıkarların kısıtlanması ve tekrarlayan davranışların varlığında sürekli bozulma vardır. Ebeveynler, bebeklerle kurdukları duygusal bağlardaki problemlerden ve göz temasından kaçınma ve cevap vermeme gibi durumlardan problemin farkına varabilirler. Otistik çocuklar ayrıca, erken yaşlarda, el çırpma, vücut sallama ve ses çıkarma gibi birçok tekrarlı davranış sergilerler. Nesneleri tekrar tekrar düzenleyebilir veya istifleyebilirler. Bu davranışlar günlük yaşamın değişmez rutinleri için çok erken bir dönem. Birçok çocuk, elle ısırma ve başa vurma gibi tekrarlanan hareketlerle kendilerine zarar verir. Otistik çocukların büyük çoğunluğu motor koordinasyonda yetersiz ve kas tonusu zayıftır. Ayrıca duyusal deneyimlere alışılmadık tepkileri vardır ve bazı seslere, dokulara, tatlara veya kokulara karşı çok hassas olabilirler.</p>
<div id="attachment_1106" style="width: 650px" class="wp-caption alignnone"><img aria-describedby="caption-attachment-1106" class="size-full wp-image-1106" src="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/otizm.jpg?resize=640%2C300&#038;ssl=1" alt="otizm-Osmanlı Psikoteknik" width="640" height="300" srcset="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/otizm.jpg?w=640&amp;ssl=1 640w, https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/otizm.jpg?resize=300%2C141&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" data-recalc-dims="1" /><p id="caption-attachment-1106" class="wp-caption-text">Erken tanı önemli</p></div>
<h3><strong>Otizmin Sebepleri</strong></h3>
<p>Otizme neyin sebep olduğunu kimse bilmiyor. Hastalık tanısı alan çocuk sayısı son on yılda önemli ölçüde artmıştır, ancak uzmanlar bunun tanısal farkındalıktaki bir iyileşmeyi mi yoksa prevalanstaki gerçek bir artışı mı yansıttığından emin değildir. Son kanıtlar, hastalığın gebe kaldığı ileri anne ve / veya baba yaşı ile ilişkili olduğu için rastgele genetik mutasyonlardan kaynaklanabileceğini göstermektedir. Bu, ilgili bozulma ve sinir sistemlerinin büyük değişkenliğini açıklar. Ayrıca;bozukluğun, embriyonik beyin hücrelerinin erken gelişim sırasında normal göç kalıplarına maruz kalmamasının, daha sonraki beyin yapısını ve sosyal becerileri, dili, hareketi ve diğer yetenekleri kontrol eden sinir hücre devrelerinin engellenmesinden kaynaklanabileceğine dair kanıtlar da vardır.</p>
<p>Etkilenen çocuk sayısındaki cinsiyet dengesizliği (erkekler kadınlardan dört kat daha fazla), hastalığın uteroda anormal derecede yüksek testosteron seviyelerine maruz kalmasıyla da ilişkili olabileceğini düşündürmektedir; otizmin özelliklerinden birçoğu, büyük resimden ziyade ayrıntıya yönelme, sosyal deneyimlerden ziyade nesnelere olan ilgi, hatta dilsel bozulma gibi şeylerdir. Otizmin standart çocuklukta cıva içeren aşılarla immünizasyonun neden olduğu inancı, otizmi aşılamaya bağlayan orijinal araştırma kağıdının bağlantısını ve geri çekilmesini engelleyen birçok araştırmaya rağmen, devam etmektedir.</p>
<h3><strong>Otizm Tedavileri</strong></h3>
<p>Otizm için özel bir tedavi yoktur. Yüksek düzeyde yapılandırılmış davranışsal, bilişsel ve iletişim terapileri ve erken müdahale, bazen otizmli çocukların becerilerini öğrenmesine dramatik bir şekilde yardımcı olabilir, ancak çok azı yetişkin olduğunda bağımsız olarak yaşayabilir. Otizmli çocuklar için tasarlanan okul temelli eğitim programlarının entelektüel işleyişin geliştirilmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Uygulamalı davranış analizinden yararlanan programlar, tedavi standardı olarak geniş kabul görmüştür. En etkili programlarda, ebeveynler çocuklarının bakımıyla ilgilenmeye teşvik edilir.</p>
<p>Hiçbir ilaç otizmde görülen bozuklukları düzeltemezken, antidepresanlar, antipsikotikler ve antikonvülsanlar dahil olmak üzere psikoaktif ilaçlar genellikle spesifik semptomları kontrol altına almak için reçete edilir. Antikonvülzan ilaçlar nöbet sayısını azaltabilir, ancak bunları tamamen ortadan kaldıramaz.</p>
<p>Otizmli çocukların ebeveynlerine, örneğin iletişim kurma ve işitsel entegrasyon eğitimi gibi, birkaçını isimlendiren birçok alternatif tedavi uygulanmaktadır; birçoğunun etkisiz olduğu gösterilmiştir. Otizmi olan çocukların ebeveynlerinin olası tedavileri mümkün olduğunca iyi araştırması önemlidir.</p>
<h4><strong>Otizm ve Erkek Beyin</strong></h4>
<p>İngiliz psikoloğu Simon Baron-Cohen, erkek ve kadın beyni ve beyinleri arasındaki biyolojik ve nörolojik farklılıkları dikkate alarak, otizmin tipik olarak “erkek” bir beynin aşırı bir versiyonunu temsil ettiği teorisini önerdi. Erkekler daha çok empati kurabildikleri halde, sistematik olarak daha verimlidirler. İstisnalar olmasa da, otizm spektrumunda hem erkekler hem de kadınlar sistemleşmeye yönelik güçlü bir eğilim göstermektedir. Görsel-uzamsal manipülasyon ve kurala bağlı düşüncede mükemmeldir ancak empati ve zihin okuma yeteneğine sahip değildir. Bu nedenle Baron-Cohen otizmi &#8220;zihin körlüğü&#8221; olarak niteledi.</p>
<p>Baron-Cohen&#8217;in çalışması, otizm spektrumunda erkeklerin neden kızlardan yaklaşık dört kat bu duruma yakalandığını açıklamaya yardımcı olabilir. Bununla birlikte, bu istatistikler güvenilir olmayabilir, çünkü otizmi olan kızlar genellikle başka koşullara sahip olarak yanlış teşhis edilir. Baron-Cohen’in aşırı erkek beyni teorisi muhtemelen hikayenin sadece başlangıcı.</p>
<h4><strong>Nöroçeşitlilik</strong></h4>
<p>Nöroçeşitlilik hareketi, otizmi patolojiden ziyade pozitif çeşitliliği yansıtan bir durum olarak görme arzusundan doğmuştur. Nöroçeşitlilik kavramı, otizmli insanlar arasındaki ve düşünce ve davranıştaki diğer işlevsel fakat atipik varyasyonları arasındaki farklılıkları kucaklar, kutlar ve saygı duyar. Nöroçeşitlilik hareketini destekleyenler, diğer beyinlerin ölçülebileceği tek bir “normal” beyin olmadığını iddia ediyorlar. Bu nedenle, otizm geniş ölçüde kabul edilmeli ve insan nörolojik durumu üzerindeki doğal bir varyasyondan biraz daha fazlası olarak tanınmalıdır. Avukatlar, diğer çeşitliliklerin değerini vurguladıkları gibi, farklı zihin türlerinin değerli becerilerini ve katkılarını belirtir. Aynı zamanda, bazı araştırmacılar ve tıbbi uzmanlar, nöroçeşitlilik kavramının yalnızca yüksek işleyen otizmi olanlara makul olarak uygulanabileceğine inanıyor.</p>
<h4><strong>Nöro Eşitliğe Doğru</strong></h4>
<p>Otizmi olan birçok kişi, toplumun çoğunluğu ile daha etkin bir şekilde başa çıkmak için sosyal becerilerini geliştirmeye ve davranışlarını değiştirmeye çalışır. Diğerleri, özellikle daha az semptom sergileyen ve daha az desteğe ihtiyaç duyanlar, alışılmadık şekilde dünyayı görme biçiminde güçlü bir kimlik ve değer buluyorlar ve uymak için daha az arzuları var. Otizm spektrumunda olanlar için ortak olan örgütsel ve iletişim zorluklarına rağmen, birçoğu oldukça zekidir ve yeni beceriler geliştirme ve soyut düşünceye katılma yeteneğine sahiptir. Onlar için nöroçeşitlilik, eğitim ve istihdamda “nöro-eşitlik” in tanıtımını desteklemektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Otizmle Yaşamak</strong></h4>
<p>Otizm spektrumundaki herkes benzersiz bir deneyime sahiptir, ancak klinisyenler genel olarak otizmli insanları sosyal açıklarının ciddiyetine ve kısıtlayıcı davranışlarına bağlı olarak üç seviyeye ayırır. Spektrumun ılımlı ucundaki bireyler, sosyal etkileşimlerde gezinme ve belirli görevleri yerine getirmede ufak zorluklar yaşarken, spektrumun ortasındakiler önemli kişilerarası zorluklara sahiptir ve değişimle derinden mücadele etmektedir. Daha şiddetli otizm formuna sahip insanlar zihinsel engelli olabilir, konuşamayabilir veya belirli ışıklardan, seslerden, kokulardan ve dokulardan aşırı rahatsızlık yaşayabilir. Ayrıca bakıcılarından uzaklaşma riski altındalar. Şiddetli otizm, birinin kafasını duvara vurmak ya da diğerlerini vurmak gibi agresif ya da şiddetli tekrarlayan davranışlara yol açabilir. Özellikle tehlikeli bir durum hastaneye yatışla sonuçlanabilir; Araştırmalar otizmli çocukların yüzde 11&#8217;inin yetişkinlikten önce hastaneye yatırıldığını gösteriyor. Epilepsi, anksiyete, gastrointestinal sorunlar veya uyku zorluğu gibi otizmle birlikte çeşitli tıbbi durumlar da ortaya çıkabilir.</p>
<p><a href="https://osmanlipsikoteknik.com/blog-baslik/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ANKSİYETE (KAYGI)</a></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/otizm/">OTİZM</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1104</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Depresyonda mıyım?</title>
		<link>https://osmanlipsikoteknik.com/depresyonda-miyim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ferhat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Feb 2020 14:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojiye Dair]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri psikoteknik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı psikoteknik]]></category>
		<category><![CDATA[psikoteknik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://osmanlipsikoteknik.com/?p=1087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Depresyonda mıyım?</p>
<p>Hepimiz zaman zaman kendimizi üzgün ve keyifsiz hissedebiliyoruz . Bu hislerimiz normalden daha uzun sürdüğünde ya da bu durumu daha yoğun yaşadığımızda kendimize ‘’Depresyonda mıyım?’’ diye sorabiliriz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/depresyonda-miyim/">Depresyonda mıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Depresyonda mıyım?</strong></h3>
<p>Hepimiz zaman zaman kendimizi üzgün ve keyifsiz hissedebiliyoruz . Bu hislerimiz normalden daha uzun sürdüğünde ya da bu durumu daha yoğun yaşadığımızda kendimize ‘’Depresyonda mıyım?’’ diye sorabiliriz.</p>
<p>Bu sorunun her zaman için net bir cevabı yok.Çünkü; depresyonun semptomları kişiden kişiye değişebilmektedir.Ancak; duygusal durumunuz özellikle günlük yaşamınızdaki işlevleriniz de sorun oluşturuyor ise dikkate değer bir sorudur.</p>
<h3><strong>Depresyonu Üzüntüden Farklılaştıran Nedir?</strong></h3>
<p>Melankoliyi ve umutsuzluğu tetikleyen birçok yaşam olayı vardır:Sevdiğin birisinin ölümü,işten kovulma ve sevgiliden ayrılma gibi.Bu durumlarda yas tutmak ya da üzüntü halini yoğun yaşamak son derece doğaldır.Böylesi zamanlarda depresyondaymış gibi hissedip endişelenebiliriz.</p>
<p>Ancak; Amerikan Psikologlar Derneğinin (APD) açıkladığı gibi üzüntü verici olayların depresyondan bazı farkları vardır:</p>
<p>Kederli olduğunuzda, genellikle üzgün hissedersiniz ama nadiren de olsa mutlu hissettiğiniz anlarda olur.Olumsuz duygu ve düşünceleriniz yoğundur ancak sabit ve sürekli bir durumdan söz edilemez.</p>
<p>Kederli olduğunuzda, kendinize olan güveninizi korursunuz ama depresyonda olan bireylerde kronik olarak düşük özgüven vardır.</p>
<p>Bununla birlikte unutulmamalıdır ki! Kederli olma süreciniz beklenenden çok daha uzun sürüyor ve depresyonun bazı semptomlarına da sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bu durumda bir uzman tarafından değerlendirilmeniz gerekebilir.</p>
<h3><strong>Depresyonun Semptomları Nelerdir?</strong></h3>
<p>Klinik depresyon; duygularınızı, düşüncelerinizi,bedeninizi ve günlük işlerinizi yapma yeteneğinizi etkileyen ciddi bir zihinsel hastalıktır.                  Yaygın olarak her yıl 15 yetişkinden 1’nde görülen ve her 6 insandan 1’nde de hayatında bir kere başına gelen bir hastalıktır.Ancak; depresyonunuz hafifte olsa şiddetli de olsa, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmelisiniz.</p>
<p>‘’Depresyonda mıyım?’’ sorusuna cevap verebilmek için aşağıdaki semptomların hangilerine sahip olduğumuzu ve bu duygu durumunun ne kadar süre devam ettiğini cevaplamamız gerekmektedir.</p>
<ul>
<li>Duygu durum değişiklikleri:Üzüntü hissi, düşük enerji</li>
<li>İştah kaybı</li>
<li>Yapılan aktivitelerde azalma</li>
<li>Aşırı yorgunluk</li>
<li>Uykusuzluk veya uyku problemleri</li>
<li>Kilo kaybı ya da aşırı kilo alma</li>
<li>Düşüncede bozulma</li>
<li>Düşük özgüven ve umutsuzluk</li>
<li>İntihar düşüncesi</li>
</ul>
<p>Genellikle bu semptomların depresyon olarak kabul edilebilmesi için 2 haftadan fazla sürmesi gerekir. Ancak, elbette, intihar düşünceleri veya kendine zarar verme ile karşılaşıyorsanız, bu acil bir durumdur ve derhal doktorunuzu görmeli veya en yakın acil servise gitmelisiniz. APD, bu semptomların bazılarının tiroid problemleri, beyin tümörleri, yetersiz beslenme veya vitamin eksikliği gibi tıbbi sorunlardan kaynaklanabileceğini belirtti, bu yüzden bu semptomlar sizin için yeniyse tıbbi bir değerlendirme almakta fayda var.</p>
<div id="attachment_1109" style="width: 636px" class="wp-caption alignnone"><img aria-describedby="caption-attachment-1109" class="size-full wp-image-1109" src="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/concerned-patient_23-2147990627.jpg?resize=626%2C417&#038;ssl=1" alt="osmanlı psikoteknik" width="626" height="417" srcset="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/concerned-patient_23-2147990627.jpg?w=626&amp;ssl=1 626w, https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/02/concerned-patient_23-2147990627.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" data-recalc-dims="1" /><p id="caption-attachment-1109" class="wp-caption-text">depresyon nedir?</p></div>
<h3><strong>Depresyona ne sebep olmaktadır?</strong></h3>
<p>Depresyona birçok durum sebep olabilmektedir. Bizi derinden etkileyen sarsıcı bir olay duygu durumumuzu düşürebilir, üzüntü yaşayabiliriz ve bu üzüntü hali de zaman zaman depresyona dönüşebilmektedir.</p>
<p>Her ne kadar kişi hayatının herhangi bir zamanında bir kere depresyona girebiliyor olsa da bu durumun kişi de oluşmasını artıran bazı risk faktörleri vardır. Depresyonda olup olmadığınızı düşünürken bu risk faktörlerini de değerlendirmeniz yararlı olacaktır.</p>
<p>Depresyonu tetikleyen bazı faktörler:</p>
<ol>
<li><strong>Beyin Kimyası: </strong>Biyokimyadaki farklılıklar bazı insanları depresif semptomlara daha yatkın hale getirebilir.</li>
<li><strong>Genler:</strong>Genetik yapınız depresyona eğiliminizi etkiler bu yüzden ailenizde depresyon hikayesi olan biri olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.</li>
<li><strong>Mizaç ve Kişilik: </strong>Olumsuz benlik algısı, karamsar tutumlar ve yaşam stresinden kolayca etkilenen insanlar, depresyonu daha sık yaşamaktadır.</li>
<li><strong>Travmatik Çocukluk Deneyimleri:</strong>Çocuklukta istismar (fiziksel ve sözlü), ihmal, yoksulluk veya şiddete veya travmaya maruz kalma, yetişkin olarak depresyon yaşama olasılığınızı artırabilir.</li>
</ol>
<h4><strong>Etkisi Dönemsel Olan Bir Rahatsızlığım Olabilir mi?</strong></h4>
<p>Birçok insan, güneş ışığı azaldıkça ve günler kısaldıkça ve daha karanlık hale geldikçe, depresyon semptomlarının kış aylarında arttığını veya ortaya çıktığını fark eder. Mevsimsel Afektif  Bozukluk (MAB) gerçektir ve depresif belirtilerinizin zamanlaması ile kış mevsimi arasında bir ilişki olduğunu fark ederseniz, bunu yaşıyor olabilirsiniz. MAB semptomları klinik depresyondakilerle aynıdır ve hafif ya da şiddetli olabilir. APD&#8217;ye göre, MAB olduğunu söylemenin bir yolu, semptomların kış aylarında ortaya çıkması ve ardından dağılmasıdır &#8211; ve ayrıca, bu kışları depresif semptomları arka arkaya iki veya daha fazla yaşamış olmanız gerekmektedir. MAB için tedavi seçenekleri genel depresyona benzer. Mümkün olduğunca dışarı çıkarak günlerinize daha fazla güneş ışığı ekleyin, sağlıklı bir şekilde yediğinizden (karbonhidrat ve tatlılardan uzak durun) emin olun! Fiziksel olarak aktif kalın ve elbette gerektiğinde lisanslı bir danışmandan yardım alın.</p>
<h4><strong>Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?</strong></h4>
<p>Depresyonun kendisi daha iyi hissetme umudunun olduğuna inanmayı zorlaştırır, ancak yardıma ihtiyacı olan herkes için tedavinin mevcut olduğunu anlamak hayati önem taşır. Gerçek şu ki, depresyon tedavisi için pek çok seçenek var ve sizin için en iyi olan seçeneği bulmak mümkün.</p>
<p>Depresyon tedavisinde uzmanlaşmış psikiyatrislerden, klinisyenlerden ya da danışmanlardan çevrimiçi olarak veya  yüz yüze &#8211; görüşerek özel ihtiyaçlarınıza göre bir tedavi programı belirleyebilirsiniz.</p>
<p>Depresyon bazen beyin kimyası da dahil olmak üzere birçok faktörden kaynaklandığı için, tedaviyle birlikte kullanılan ilaçlar düşünmeye değer bir seçenek olabilir. Tedaviniz için en doğru seçenek ilaç kullanmanız dışında alacağınız eş zamanlı bir terapi programı olabilir. Sizin için en doğru tedavi programının hangisi olduğunu anlamak için alanında uzman birisine başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Kendinize “Depresyonda mıyım?” Diye sorduğunuzda, belirsiz, şaşkın ve bunalmış hissetmeniz doğaldır. Depresyon geçirip geçirmediğinizi ve bununla ilgili ne yapacağınızı anlamak ilk adımdır. Yalnız olmaktan uzak olduğunuzu, yardımın orada olduğunu ve buna değdiğini unutmayın.</p>
<p><a href="https://osmanlipsikoteknik.com/otizm/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">OTİZM</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/depresyonda-miyim/">Depresyonda mıyım?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">1087</post-id>	</item>
		<item>
		<title>ANKSİYETE (KAYGI)</title>
		<link>https://osmanlipsikoteknik.com/anksiyete/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[ferhat]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Jan 2020 18:57:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikolojiye Dair]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://the7.io/restaurant/?p=139</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anksiyete veya aşırı endişe hali , stresli durumlara normal bir tepkidir. Bununla birlikte, bazı durumlarda, endişe aşırı veya kronik hale gelir ve kişiler günlük hayatında korku duyar hale gelebilir.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/anksiyete/">ANKSİYETE (KAYGI)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h3><strong>KAYGI(ANKSİYETE) BOZUKLUĞU</strong></h3>
<h5><strong>Kaygı Nedir?</strong></h5>
<p>Anksiyete veya aşırı endişe hali , stresli durumlara normal bir tepkidir. Bununla birlikte, bazı durumlarda, endişe aşırı veya kronik hale gelir ve kişiler günlük hayatında korku duyar hale gelebilir.</p>
<p>Sürekli, yaygın anksiyete durumuna ‘’Genelleştirilmiş Anksiyete Bozukluğu’’ denir. Yine de çok sayıda kaygı ile ilgili bozukluk vardır. Bunlardan biri panik bozukluğu &#8211; belirli tetikleyicilere cevap olarak ortaya çıkan ciddi endişe olayları. Bir diğeri, elde yıkama gibi belirli davranışlarda bulunmaya yönelik ısrarcı müdahaleci düşünceler veya zorlamalarla işaretlenmiş obsesif-kompulsif bozukluktur. Travma sonrası stres bozukluğu, ciddi fiziksel hasarın meydana geldiği veya tehdit edildiği korkunç bir olaya maruz kaldıktan sonra gelişebilir. Anksiyete, sık sık depresyon ile birlikte ortaya çıkmakta ve bu ikisinin bir hastalığın ikiz yüzü olduğu düşünülmektedir. Depresyon gibi, anksiyete de erkekler de kadınlara göre 2 kat daha fazla görülür.</p>
<p>Genellikle, endişe önce çocukluk döneminde ortaya çıkar. Kanıtlar, hem biyolojinin hem de çevrenin hastalığa katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Bazı insanlar kaygıya genetik yatkınlık taşıyabilir; bununla birlikte, durumun gelişmesi kaçınılmaz değildir. Erken travmatik deneyimler, vücudun normal korku işleme sistemini de hiper-reaktif hale getirebilir.</p>
<p>Anksiyete, bilinmeyen durumlarda abartılı kaygılar ve olumsuz sonuçların beklentileri ile belirlenir ve bu endişelere genellikle fiziksel semptomlar eşlik eder. Bunlara kas gerginliği, baş ağrısı, mide krampları ve sık idrara çıkma dahildir. Semptomları kontrol altına almak için ilaçlı olsun ya da olmasın davranışçı tedavilerin, özellikle çocuklarda, kaygıya karşı oldukça etkili olduğu görülmüştür.</p>
<div id="attachment_1111" style="width: 636px" class="wp-caption alignnone"><img aria-describedby="caption-attachment-1111" class="size-full wp-image-1111" src="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/01/doctor-writing-word-anxiety_53419-3773.jpg?resize=626%2C417&#038;ssl=1" alt="Osmanlı Psikoteknik" width="626" height="417" srcset="https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/01/doctor-writing-word-anxiety_53419-3773.jpg?w=626&amp;ssl=1 626w, https://i0.wp.com/osmanlipsikoteknik.com/wp-content/uploads/2020/01/doctor-writing-word-anxiety_53419-3773.jpg?resize=300%2C200&amp;ssl=1 300w" sizes="(max-width: 626px) 100vw, 626px" data-recalc-dims="1" /><p id="caption-attachment-1111" class="wp-caption-text">Kaygı ile başa çıkma</p></div>
<h3><strong>Anksiyete Belirtileri</strong></h3>
<p>Tipik olarak, uzun süreli kaygıdan muzdarip olanlar, aşağıdakileri de içeren çeşitli semptomlar yaşar:Sağlık, para, aile, iş veya okul performansı hakkında aşırı endişe &#8211; herhangi bir sorun belirtisi olmasa bile çoğu durumda en kötü sonucun irrasyonel beklentileri:</p>
<p>* Rahatlayamama</p>
<p>* Sinirlilik</p>
<p>*  Uykusuzluk hastalığı</p>
<p>* Yorgunluk</p>
<p>* Baş ağrısı</p>
<p>* Kas gerginliği</p>
<p>* Yutma zorluğu</p>
<p>* Titreme veya seğirme</p>
<p>* Sık idrara çıkma</p>
<h3><strong>Anksiyete Nedenleri</strong></h3>
<p>Anksiyete bozukluğu olan kişilerde, tehdit tepkisini kontrol eden beyin devreleri ters gider. Devrenin merkezinde, gelen sinyalleri endişe verici olarak işaretleyen ve vücudu tehlike konusunda uyarmak için beynin diğer bölümleriyle iletişim kuran bir yapı olan amigdala bulunur. Erken yaşam olayları, özellikle de travmatik olaylar, devreyi aşırı hassas olacak şekilde programlayabilir ve alarmları çok sık ve küçük provokasyonlar da bile gönderir. Hayatta kalma, tehditleri algılamak ve hızlı, otomatik harekete geçmek için sistemi uyarır, ancak endişe duyanlar, belki de duygusal hatıraların algılarını renklendirdiği için hiçbir şeyin olmadığı tehditleri görür.</p>
<h3><strong>Anksiyete Tedavisi</strong></h3>
<p>Araştırma, kaygı için en etkili tedavilerin davranışsal olduğunu göstermektedir. Bu tür tedaviler genellikle hastaları yavaş yavaş korktukları durumlara maruz bırakmayı içerir. Anksiyete terapisi, durumun altında yatan çarpık düşünce modellerini değiştirmeye de odaklanabilir. İlaçlar, hastaların kaygılarını kontrol etmelerine yardımcı olabilir, ancak genellikle tedavi sırasında etkilidirler ve genellikle durumu iyileştirmezler. Araştırmacılar, artan bir şekilde, farkındalık meditasyonunun kaygıyı azaltmaya yardımcı olan başarılı bir teknik olabileceğini söylemektedirler.</p>
<h3><strong>Anksiyete ile Başa Çıkma</strong></h3>
<p>Anksiyete bozuklukları genellikle bir terapi ve ilaç kombinasyonu ile başarılı bir şekilde giderilebilir. Terapi için hastalar, endişe uyandıran durumlara nasıl tepki vereceğini değiştirmeyi öğrendikleri psikoterapiye veya bilişsel davranışçı terapiye maruz kalabilirler. İlaçlar için, klinisyenler, sınırlı bir süre için, seçici serotonin geri alım inhibitörleri veya trisiklikler, benzodiazepinler gibi sakinleştiriciler veya antidepresanlar; ayrıca belirli olaylar için de beta blokerler de yazabilirler. Farklı stratejiler, aynı zamanda endişe duygularını deneyimleyen ancak şiddeti tanı için klinik eşiğin altına düşen insanlara yardımcı olabilir. Egzersiz yapmak, iyi uyumak, tüketilen kafein ve alkol miktarını sınırlamak gibi alışkanlıklar yardımcı olabilir. Derin nefes almak, durumları tam olarak kontrol etmek için sınırları kabul etmek, endişeli veya mantıksız düşüncelere karşı koymak, kaygı yaratma eğilimindeki durumları gözlemlemek gibi stratejilerin, insanların gelecekte kendilerini daha iyi ve hazır hissetmelerine yardımcı olarak anksiyeteyi azalttığı kanıtlanmıştır.</p>
<p><a href="https://osmanlipsikoteknik.com/depresyonda-miyim/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Depresyonda mıyım?</a></p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com/anksiyete/">ANKSİYETE (KAYGI)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://osmanlipsikoteknik.com">Osmanlı Psikoteknik Merkezi.</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">139</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/?utm_source=w3tc&utm_medium=footer_comment&utm_campaign=free_plugin


Served from: osmanlipsikoteknik.com @ 2026-04-18 03:11:52 by W3 Total Cache
-->