Depresyonda mıyım?
Hepimiz zaman zaman kendimizi üzgün ve keyifsiz hissedebiliyoruz . Bu hislerimiz normalden daha uzun sürdüğünde ya da bu durumu daha yoğun yaşadığımızda kendimize ‘’Depresyonda mıyım?’’ diye sorabiliriz.
Bu sorunun her zaman için net bir cevabı yok.Çünkü; depresyonun semptomları kişiden kişiye değişebilmektedir.Ancak; duygusal durumunuz özellikle günlük yaşamınızdaki işlevleriniz de sorun oluşturuyor ise dikkate değer bir sorudur.
Depresyonu Üzüntüden Farklılaştıran Nedir?
Melankoliyi ve umutsuzluğu tetikleyen birçok yaşam olayı vardır:Sevdiğin birisinin ölümü,işten kovulma ve sevgiliden ayrılma gibi.Bu durumlarda yas tutmak ya da üzüntü halini yoğun yaşamak son derece doğaldır.Böylesi zamanlarda depresyondaymış gibi hissedip endişelenebiliriz.
Ancak; Amerikan Psikologlar Derneğinin (APD) açıkladığı gibi üzüntü verici olayların depresyondan bazı farkları vardır:
Kederli olduğunuzda, genellikle üzgün hissedersiniz ama nadiren de olsa mutlu hissettiğiniz anlarda olur.Olumsuz duygu ve düşünceleriniz yoğundur ancak sabit ve sürekli bir durumdan söz edilemez.
Kederli olduğunuzda, kendinize olan güveninizi korursunuz ama depresyonda olan bireylerde kronik olarak düşük özgüven vardır.
Bununla birlikte unutulmamalıdır ki! Kederli olma süreciniz beklenenden çok daha uzun sürüyor ve depresyonun bazı semptomlarına da sahip olduğunuzu düşünüyorsanız bu durumda bir uzman tarafından değerlendirilmeniz gerekebilir.
Depresyonun Semptomları Nelerdir?
Klinik depresyon; duygularınızı, düşüncelerinizi,bedeninizi ve günlük işlerinizi yapma yeteneğinizi etkileyen ciddi bir zihinsel hastalıktır. Yaygın olarak her yıl 15 yetişkinden 1’nde görülen ve her 6 insandan 1’nde de hayatında bir kere başına gelen bir hastalıktır.Ancak; depresyonunuz hafifte olsa şiddetli de olsa, tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmelisiniz.
‘’Depresyonda mıyım?’’ sorusuna cevap verebilmek için aşağıdaki semptomların hangilerine sahip olduğumuzu ve bu duygu durumunun ne kadar süre devam ettiğini cevaplamamız gerekmektedir.
- Duygu durum değişiklikleri:Üzüntü hissi, düşük enerji
- İştah kaybı
- Yapılan aktivitelerde azalma
- Aşırı yorgunluk
- Uykusuzluk veya uyku problemleri
- Kilo kaybı ya da aşırı kilo alma
- Düşüncede bozulma
- Düşük özgüven ve umutsuzluk
- İntihar düşüncesi
Genellikle bu semptomların depresyon olarak kabul edilebilmesi için 2 haftadan fazla sürmesi gerekir. Ancak, elbette, intihar düşünceleri veya kendine zarar verme ile karşılaşıyorsanız, bu acil bir durumdur ve derhal doktorunuzu görmeli veya en yakın acil servise gitmelisiniz. APD, bu semptomların bazılarının tiroid problemleri, beyin tümörleri, yetersiz beslenme veya vitamin eksikliği gibi tıbbi sorunlardan kaynaklanabileceğini belirtti, bu yüzden bu semptomlar sizin için yeniyse tıbbi bir değerlendirme almakta fayda var.

depresyon nedir?
Depresyona ne sebep olmaktadır?
Depresyona birçok durum sebep olabilmektedir. Bizi derinden etkileyen sarsıcı bir olay duygu durumumuzu düşürebilir, üzüntü yaşayabiliriz ve bu üzüntü hali de zaman zaman depresyona dönüşebilmektedir.
Her ne kadar kişi hayatının herhangi bir zamanında bir kere depresyona girebiliyor olsa da bu durumun kişi de oluşmasını artıran bazı risk faktörleri vardır. Depresyonda olup olmadığınızı düşünürken bu risk faktörlerini de değerlendirmeniz yararlı olacaktır.
Depresyonu tetikleyen bazı faktörler:
- Beyin Kimyası: Biyokimyadaki farklılıklar bazı insanları depresif semptomlara daha yatkın hale getirebilir.
- Genler:Genetik yapınız depresyona eğiliminizi etkiler bu yüzden ailenizde depresyon hikayesi olan biri olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.
- Mizaç ve Kişilik: Olumsuz benlik algısı, karamsar tutumlar ve yaşam stresinden kolayca etkilenen insanlar, depresyonu daha sık yaşamaktadır.
- Travmatik Çocukluk Deneyimleri:Çocuklukta istismar (fiziksel ve sözlü), ihmal, yoksulluk veya şiddete veya travmaya maruz kalma, yetişkin olarak depresyon yaşama olasılığınızı artırabilir.
Etkisi Dönemsel Olan Bir Rahatsızlığım Olabilir mi?
Birçok insan, güneş ışığı azaldıkça ve günler kısaldıkça ve daha karanlık hale geldikçe, depresyon semptomlarının kış aylarında arttığını veya ortaya çıktığını fark eder. Mevsimsel Afektif Bozukluk (MAB) gerçektir ve depresif belirtilerinizin zamanlaması ile kış mevsimi arasında bir ilişki olduğunu fark ederseniz, bunu yaşıyor olabilirsiniz. MAB semptomları klinik depresyondakilerle aynıdır ve hafif ya da şiddetli olabilir. APD’ye göre, MAB olduğunu söylemenin bir yolu, semptomların kış aylarında ortaya çıkması ve ardından dağılmasıdır – ve ayrıca, bu kışları depresif semptomları arka arkaya iki veya daha fazla yaşamış olmanız gerekmektedir. MAB için tedavi seçenekleri genel depresyona benzer. Mümkün olduğunca dışarı çıkarak günlerinize daha fazla güneş ışığı ekleyin, sağlıklı bir şekilde yediğinizden (karbonhidrat ve tatlılardan uzak durun) emin olun! Fiziksel olarak aktif kalın ve elbette gerektiğinde lisanslı bir danışmandan yardım alın.
Depresyon Nasıl Tedavi Edilir?
Depresyonun kendisi daha iyi hissetme umudunun olduğuna inanmayı zorlaştırır, ancak yardıma ihtiyacı olan herkes için tedavinin mevcut olduğunu anlamak hayati önem taşır. Gerçek şu ki, depresyon tedavisi için pek çok seçenek var ve sizin için en iyi olan seçeneği bulmak mümkün.
Depresyon tedavisinde uzmanlaşmış psikiyatrislerden, klinisyenlerden ya da danışmanlardan çevrimiçi olarak veya yüz yüze – görüşerek özel ihtiyaçlarınıza göre bir tedavi programı belirleyebilirsiniz.
Depresyon bazen beyin kimyası da dahil olmak üzere birçok faktörden kaynaklandığı için, tedaviyle birlikte kullanılan ilaçlar düşünmeye değer bir seçenek olabilir. Tedaviniz için en doğru seçenek ilaç kullanmanız dışında alacağınız eş zamanlı bir terapi programı olabilir. Sizin için en doğru tedavi programının hangisi olduğunu anlamak için alanında uzman birisine başvurmanız gerekmektedir.
Kendinize “Depresyonda mıyım?” Diye sorduğunuzda, belirsiz, şaşkın ve bunalmış hissetmeniz doğaldır. Depresyon geçirip geçirmediğinizi ve bununla ilgili ne yapacağınızı anlamak ilk adımdır. Yalnız olmaktan uzak olduğunuzu, yardımın orada olduğunu ve buna değdiğini unutmayın.
